Visit Blog
Explore Tumblr blogs with no restrictions, modern design and the best experience.
#türkiye
militaryapp · 9 minutes ago
Video
Posted @withregram • @mehmett.kondu Al bayrağın gölgesinde Türk Halkı’nın Ramazan Bayramı Mübarek Olsun #ramazan #bayram #fyp #fypシ #insta #keşfet #bayrak #bayrak🇹🇷 #istanbul #türkiye #samsun #ankara https://www.instagram.com/p/COzUHbJjGfm/?igshid=1b12oq9y45we1
0 notes
serdal-s · 2 hours ago
Text
Bayramımız
Mescidi Aksa'nın
Özgürlüğü ile Bayram Olsun
İNSAELLAH.
3 notes · View notes
byercanakarsu · 2 hours ago
Text
"Karşı taraf ölmediği sürece söylediği her şey bahanedir; seven gelir, isteyen arar."
👧😉🖋️✨☘️📚🖤🌈🖋️
#ercanakarsu #edebiyat #şiirsokakta #kitap #kitapsözleri #sevgilim #alone #author #istanbul #bookstagram #kitapönerisi #kadın #psikoloji #kişiselgelişim #türkiye #netflixturkiye #aşk #fridakahlo #söz #hayat #kitapcümleleri #duygusalkomedi #komedi
Tumblr media
0 notes
zirvedeyerimizvar-0 · 6 hours ago
Text
Ne kadar sevdiklerimizden ayrı da olsak hepimizin bayramı kutlu olsun. Nice mutlu bayramlara ...
2 notes · View notes
gunesinkeyfininkahyasi · 8 hours ago
Text
çok zengin olsaydım size birsürü hediye gönderirdim..
6 notes · View notes
resimarama · 2 years ago
Text
Türkiye Manzara Android Duvar Kağıdı
Türkiye Manzara Android Duvar Kağıdı - - -, - - Android, Duvar, Kağıdı, Manzara, Türkiye, Türkiye Manzara Android Duvar Kağıdı Fotoğraf, Türkiye Manzara Android Duvar Kağıdı Hd Resim, Türkiye Manzara Android Duvar Kağıdı Resim, Türkiye Manzara Android Duvar Kağıdı Wallpaper -, Manzara Resimleri - #Android, #Duvar, #Kağıdı, #Manzara, #Türkiye, #TürkiyeManzaraAndroidDuvarKağıdıFotoğraf, #TürkiyeManzaraAndroidDuvarKağıdıHdResim, #TürkiyeManzaraAndroidDuvarKağıdıResim, #TürkiyeManzaraAndroidDuvarKağıdıWallpaper - , #ManzaraResimleri -, Resim - Resim Arama Resim Sitesi
0 notes
ogretmenhanimsworld · 8 hours ago
Text
Bazı insanlar vardır yabancı şarkı gibidirler dinlersiniz ama anlamazsınız
Tumblr media
0 notes
ceyhunbaki · 8 hours ago
Photo
Tumblr media
Kadife Kutulu Ahşap Plaket https://www.urunkap.com/ #kadifeplaket #plaket #kadifekutuliplaket #kadifekutuluahşapplaket #plaket #plaque #hediyelik #kişiyeözel #emekloyeplaket #ahşapplaket #çalışanaplaket #öğretmeneplaket #öğrenciyeplaket #plaketçeşitleri #plaketmodelleri #ürünkap #instagram #Türkiye🇹🇷 (Ankara, Turkey) https://www.instagram.com/p/COyYCylteyq/?igshid=xcj2b9ih7xm4
0 notes
on604709 · 9 hours ago
Photo
Tumblr media
Rus:Части Минобороны в Вайоц Дзоре и Сюнике приведены в полную боевую готовность.Это связано с попытками азербайджанцев улучшить свои позиции,в результате чего наблюдается большое скопление их техники и живой силы. Aze:Vayotz Dzor və Syunikada Müdafiə Nazirliyinin hissələri tam döyüş hazırlığına gətirilmişdir.Bu azərbaycanlıların öz mövqelərini yaxşılaşdırmağa çalışması ilə bağlıdır ki,bunun da nəticəsində onların texnikasının və canlı qüvvəsinin böyük sıxlaşması müşahidə olunur. Eng:The Defense Ministry units in Vayots Dzor and Syunik have been put on full alert.This is due to the attempts of the Azerbaijanis to improve their positions,as a result of which there is a large accumulation of their equipment and manpower. #irevanhisazerbaijan #irevan #irevanhisazerbaijan #karabag #karabag #irevanazerbaycandir #иреван #иреванэтоазербайджан #shehidlerolmezvetenbolunmez #shehid #şəhidlərölməzvətənbölünməz #şəhid #şəhidlər #sehidlerolmezvetenbolunmez #shehidlerolmezvetenbolunmez #shehidlerolmezvetenbolunmez🇦🇿 #turkey #türkiye #turkey🇹🇷 #turk #türk🇹🇷 #türk #armenia🇦🇲 #dashnak #dashnaktsutyun #nikolpashinyan #armensarkissian #levonterpetrosyan #kocharyan #azearmy #azerbaijanamry https://www.instagram.com/p/COyR2wsAZut/?igshid=xk1z2nsu76an
0 notes
nolessthanperfect · 9 hours ago
Photo
Tumblr media
Blue Mosque at sunrise, Istanbul, Turkey
0 notes
seslimeram · 10 hours ago
Text
Hakkaniyet!
Tumblr media
Hakkaniyet tanımı yerle bir ediliyor. Cerahat ve bütün o cürümle bütünleşik tahayyüllerle ve pratiklerle bir menzilin dönüşümü toptan daha fenasına çıkartılıyor. Geleneksel olanın, o devlet mefhumunun paralelinde bir de yenisinin var ettiği cürümler silsilesi güncellene geliyor. Memleket bir deney sahası. Memleket bir deneme tahtası. Memleket artık ismen var ismen yerle bir mefhum. Memleket devletin bizatihi trollükle yönetildiği zikredilen bir mahvetme sahası. Memleket bir kırım, yok etme, hayatın şirazesinden çıkartıldığı bir uzam kılındı. Memleket dedikleri bir hattın üstünde binlerce yalana ev sahibi ilan edilen bir yer kılındı. Cürümler birbirilerini takip ederken hayata yer, hakkaniyete zemin hemen hiç bırakılmadı. Böylesi bir halde bu kadar afaki bir biçimde temellendirilen, yeniden ve yeniden oluşturulan bir ülke tahayyülünü sıfırlamaktadır. Kesintisiz olarak güncelliği var edilmiş bir sabit kılınan içinde hayata yer yoktur, artı mevzu bahis değildir.
Baş efendi ve baş faşistin birlikte ve beraberce temellendirdiği her anlamda yeniden var edip bir de dönüştürdüğü yer bir memleket bahsinden artı ırak kılınan bir meseledir. Her anlamda hakkaniyet mefhumunun çürütülmesi kesintisiz kılınır. Biteviye, ardılı sıra, hep ama her dem yeniden var edilenler, aralıksız ve fasılasız güncellenen bahislerle birlikte bu mesele biraz daha sabit olunandır. Biyopolitik bir deney sahasının ta kendisinde hayatiyet ile hakaniyet arasında uçurum yükseltilirken, yarının bugünlerden de karanlık kılınacağı artık belirgindir. Bitimsiz bir kısır döngü içerisinde onca laf söz eylenirken olmakta olan, var edilen bir katran karası ülke gerçekliğidir, ne eksik ne fazla. Cürümler hayat kapsamı, ederi ve manasını yok ederken, un ufak edilmiş umudun zerresi geri konulmasın diyerek atılan her adım biteviye bir çukuru daha da belirginleştirir.
Tam kapanma, yarım veya çeyrek kapanma / kapatma diye var edilen oysa her durumda o sıradanın bir başına terk edilmesinden gayrı en ufak bir sonucu var etmeyen 18 günlük bir sarmalda görünenler bile bu hakkaniyet temelinin nasıl yerle bir edildiğini suna gelir. Bir menzil düpedüz yalın bir halde bir kere daha sınanır. Tümden yeniden var edilmiş her bir hamleyle bir karanlık bina edilir. Açıklamalar birbirini takip ederken, önce salgına dair ol rakamlar tahrif edilir. Daha sonra sahada uygulamalar birbiri ardına bir sis perdesinin tam ardına saklanır. Bunlar yeterli görülmez aşı muamma / belirsiz bırakılmaya devam edilir. Her şey sistem ve onun çarkları devam etsin diye, düzen diye anılagelen hayata kastını hiç aralıksız sürdürebilsin diyedir. Hayat artık rastlantısal olmayan hiç ama hiçbir biçimde öngürelemeyen bir mahvetme retoriğine mutlak rehin kılınır. On dört ayı epeydir aşan bir zamanda ortaya serilen yegane düzlem, sonuçta varlığı tescil edilen mefhum bir memleket değil bu çukurdur.
Bütünüyle bir çukur tahayyülünün varlığı her dem olduğundan daha da kalıcı bir biçimde, hemen her yerde, her güne içkin yansılarla birlikte muntazaman var ediliyor. Geleceğin tam da şu anda yitirilmesi kesintisizliğe kavuşturuluyor. Baş Amir, baş faşist ve şürekası, tüm o avenesi arasında var edilen tuzaklar, yepyeni yıkım tahayyülleriyle birlikte bir döngü öylesine değil sahiden bir çöküş bugünün gerçeği kılınıyor. Bir iktidar mefhumunu muhafaza edebilmek için var edilen yalanlar, yepyeni artık sonu kestirilemeyen yalanlarla birleştirilip bir düzlem kuruluyor. Hakkaniyet ayaklar altına alınırken, çürümenin varlığı hiç kesintisiz güncel bir sorunu işaret ediyor. Artık güvenilecek, güven duyulacak ve dahi geleceğin kaygısını alabilecek, yıkıma mani olabilecek hiçbir hamle, ihtimal söz konusu edilmiyor. Biyopolitikanın son bir buçuk senede her neyi var ettiği ucu açık değil sonucu hepten daha ağır bedeller olarak var edildi, ediliyor. İyi de bu istikamette hayatın böylesi bir biçimde çürümeye sevk edilmesinden sonra bir yaşama eylemi / ediminde herhangi bir biçimde söz konusu edilebilir mi, sahiden ama sahiden?
Bianet’ten aktaralım: “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kars’ta düzenlenen güvenlik toplantısında 'tam kapanma' sürecine ilişkin açıklama yaptı.
10 milyon kişinin izin belgesi alıp çalışmaya devam ettiğini belirten Soylu, "Üretim ve tedarik sürecinde bir eksiklik söz konusu değil" dedi.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre; bayramın yaklaştığını belirten Soylu, şunları söyledi: "Milletimizden bir fedakarlık daha bekliyoruz. Bu hastalık temasla bulaşıyor. Hep birlikte tedbirlere uymalıyız. Aksi takdirde bayramlaşmada tedbirlere uymazsak, fedakarlığımız boşa gider. Çok büyük fedakarlık yaptıklarını biliyoruz, önce sabır sonra bayram.
"Geçen hafta Cuma gününden itibaren hep birlikte tam kapandık. Önemli bir sürece başladık, hepimiz biliyoruz ki bir kısıtlama yaptık. Başladığımızda sayı 63 bin idi. Tüm denetim mekanizmalarımız sahada. Amacımız vakaların artmaması.
“Bugün geldiğimiz nokta 18 bin civarında. Bu sahada da görülüyor. Mutasyonun sevk ettiği ivme tedirgin etmişti. Tüm noktalarda denetimler devam ediyor. Hastalık ve cenaze durumunda izi veriyoruz. Bunun dışında 'memlekete gideyim' şeklindeki yaklaşımlar virüsü yayacaktır.
“Tam kapanmada toplam 7 günümüz daha var, dişinizi biraz daha sıkın çocuklarımız ve yarınlarımız için. Dün pazarlar vardı yaklaşık 3 bin 500 yerde açıldı. Pazarcı esnafımız da uydu."
Tümden, bir biçimde var edilmiş ve her ne hikmetse sadece bir hafta içerisinde “kontrol” altına alınmış bir Covid19 salgının onca zamandır hep aynı masallarla, dahası geçtiğimiz yıl var edilmiş bir bilim kurulu üyesinin ağzından kaçırdığı gibi vaka sayılarını gizleme, örtbas etme halinin kaçıncı tekrarıdır. Biteviye konuşan muktedir, avenesi konumdaki ol atanmış dahiliye nazırı gibi temsillerin, zaten doğru düzgün destek verilmeyen zaten bir biçimde doğruca aşının var edilemediği bir uzamda yine yeniden hile / yalanlarla bir gelecek tahayyülü var edilebilir mi? Diş sıkılacak bir haftadan sonrası güllük gülistanlık mı olacaktır? Dünyada yaygın aşının var edilebilmesi için kullanılan bir fırsat olarak ele alınan kapatmalar, karantinalar, bizde sermayenin çarkları aralıksız dönerken, her nasıl, her ne şekilde söz konusu edilebilecektir, bu da başkalarının bu memlekete kurduğu bir tuzaktır, bu da mı kapandır. Düze çıkmak yerine sistemin arkasını kollayan sermayenin peşinin tutulduğu, hayatın üç otuz kuruş kılınmış hayatın yaşanabilirliğinin hepten ama hep bir biçimde sınırlandırıldığı bir yerde normal neyin nesidir? Kaldı, bırakıldı mı hiç ama hiçbir biçimde bir normalleşme ihtimali?
Duvar’dan iliştirelim: “CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, Sağlık Bakanlığı’nın Covid-19 aşı görüşmeleriyle ilgili süreçleri en başından beri kapalı şekilde yürüttüğünü ve sözleşmenin detaylarına ilişkin tüm soruları yanıtsız bıraktığını söyleyerek, geciken 50 milyon doz aşı ve Keymen firmasıyla ilgili sorular sordu.
Sözleşmenin detaylarının açıklanması için TBBM’ye soru önergesi veren CHP'li Emir, 50 milyon doz aşının neden teslim edilmediğinin açıklanmasını istedi.
Aşıların Çin’den kaç dolara alındığı ve Türkiye’ye kaç dolara satıldığı aracının bu sözleşmeden ne kadar kazandığı, aşıların zamanında gelip gelmeyeceği, gelmezse ne gibi bir yaptırım olacağı sorulduğunda da sözleşmenin detaylarının bilinçli bir şekilde gizlendiğine dikkat çeken CHP'li Emir, Çin’le yapılan aşı anlaşmasında aracı firma kullanıldığı iddiamıza karşılık da ilk başta 'Aracı yok' yanıtı veren Sağlık Bakanının sonra aracıyı itiraf etmek zorunda kaldığını hatırlattı.
Emir, "Sonrasında ise Keymen firmasının Çin’den gelen 1 milyon doz ücretsiz aşıyı Devlet Malzeme Ofisine (DMO) her bir dozu 12 dolardan fatura ettiği ve karşılığında 12 milyon dolar aldığı ortaya çıkmıştır" ifadelerini kullandı.
DMO ile milyonlarca dolarlık sözleşme imzalayan Keymen firmasının teminat dahi sunamadığı, DMO’nun da taahhüt edilen aşıların zamanında gelmemesi durumunda sözleşmeyi garanti almak adına herhangi bir yaptırım talebinde bulunmadığının anlaşıldığına dikkat çeken Emir, "Sonuç olarak mevcut sözleşme ile olası bir kamu zararında kanuni ve ticari haklar teminat altına alınamamıştır" dedi.
CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfen Elvan tarafından yanıtlanması istemiyle şu soruları yöneltti:
- Çin’in Türkiye’ye taahhüt ettiği 50 milyon doz neden hâlâ teslim edilmemiştir?
- Taahhüt edilen aşıların zamanında teslim edilememe ihtimaline karşı DMO ile Keymen arasında imzalanan sözleşmeye herhangi bir yaptırım maddesi konulmuş mudur? Konulduysa içeriği nedir?
- Sözleşmenin muhatabı olan DMO, 50 milyon doz aşının gecikmesi ile ilgili bugüne kadar Keymen ve Sinovac temsilcileri ile temasa geçmiş midir? Geçildiyse nasıl bir yanıt alınmıştır?
- Sinovac gecikmeye ilişkin nasıl bir gerekçe sunmuştur?
- Aracı firma Keymen, DMO’ya teminat sunamadıysa neden anlaşma başka bütün devletlerin yaptığı gibi devletler arasında yapılmamıştır ve bu aracı firmada neden ısrar edilmiştir? Hazine ve Maliye Bakanlığı, söz konusu gecikme ile ilgili herhangi bir işlem yapmış mıdır?”
Ortada dönen dolabın, var edilmiş müşterek talanının en acayip hallerinden birisi söz konusudur. Sinovac aşısına bağlanmış umudun dahi peşkeş çekilmesinin hali her ne olacaktır sahiden? Sermayenin içeride kalan bir kümedeki bir unsurun kurtarılmasına karşı sıradan halkın bir umuttur beklediği ve bu pandemi sürecinden tek çıkışın karşısında dahi bir iç etme söz konusu edilecekse kim güvendedir, kim normalleşebilir sahiden ama sahiden de? Yanıt verilebilecek midir, ama ve de fakatsız bir biçimde? Devlet sırrı diyerek kestirilip atılan, bizatihi sağlık bakanı sermayedar bakanca dahi çok kurcalıyorlar diye üstten, alttan bir laf salatası, gözdağı var edilen bir menzilde sağlık hakkı, o hakkaniyet meselinin akıbeti her ne olacaktır? Dünyanın önemli bir kısmı düze çıkmaya hiç olmadığı kadar çabayla beraberce yürümeye gayret ederken, bu salgın ve şu haramiler düzeninde bir tek iyi gün var edilebilir mi? Sahiden de böyle bir şey söz konusu edilebilir mi sahiden?
Diken'den Ayşegül Kasap'ı haberini aktaralım: “Rize’nin İkizdere ilçesindeki İşkencedere Vadisi’nde Cengiz İnşaat’a karşı başlayan halk direnişi 19’uncu gününde. Taş ocağı alanı çevresine hem takviye jandarma konuşlandırıldı hem demir kapı çekildi. Ancak yöre halkı direnişi sürdürmekte kararlı.
Bölge halkı her gün sabah saat 4’te inşaat alanına giderek nöbet tutmaya devam ediyor.
Diken’e konuşan bir İkizdereli bu durumun kendilerini engelleyemeyeceğini söyledi: “Bizi durduracaklarını düşünüyorlar ama biz her yerden gideriz ki oraya. Bunlar bizim direnişimizi durduramaz. Bizim direnişimiz halkın içinde oluşmuş bir öfke, bir karşı duruş. Bunu durdurmaları mümkün değil.”
Diğer yandan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı yöre halkını taş ocağı için ikna etme çabasında.
İkizderelilere göre bakanlık direniş karşısında panikledi. Bu nedenle direnişi kırmak için köylere su ve yol vadediyor.
Bir İkizdereli şunları anlattı: “Yok olan köye yol ve su yapsalar ne olur yapmasalar ne olur. Halk bilinçli, taş ocağının vereceği zararın farkında. Gürdere köyünün yüzde 99’u projeye karşı. Ve bunu açıkça beyan etmekten de korkmuyorlar. Bakan ‘Halk taş ocağı istiyor’ dedi. Hani nerede? ‘Taş ocağı istiyorum’ diyen bir kişi çıkmadı”
Rize valiliği “ÇED gerekli değildir” kararı verdiği için taş ocağı ÇED raporu hazırlanmamıştı. Bu nedenle projenin çevresel etkileri incelenmedi.
İkizdere’de yapılmak istenen dört farklı taş ocağı projesi var: Gürdere, Cevizlik, SR İnşaat ve Cevahir. Bu projelerden üçünün iznin alındı ancak birinin izin süreci hala devam ediyor. Projeler kapsamında İkizdere’den 30 milyon ton taş çıkarılması hedefleniyor. Çıkarılan bu taşlar ise İyidere’deki Lojistik Liman dolgu malzemesi olarak kullanılacak.”
Düzenin var ettiği, dahası millete ettiği küfür ile hafızalarda yer edinmiş beşli çetede yer alan en feci temsillerden birisi olan Mehmet Cengiz’in şirketinin ulaşmaya çalıştığı yegane şey çürümedir. Kısıtlama ihtimalini de gözler önüne getirerek doğa kıyımının da kılıfını bir biçimde var etmek isteyen yapının verdiği zarar henüz taş ocağı ortada yokken buna belirgindir. Bütünüyle keşmekeş alabildiğine rezillik ve olabildiğince çok doğaya karşı tahrifat ile geçer akçelerin kovalandığı bir menzil bir kez daha bina edilmek istenir. Bu kaçıncıdır pekiyi, İkizdere hangi halkadır sahiden?
Hakkaniyet tanımının yerle bir edilmesinde ne eşikler ne sınırlar ne de tahayyüller geriye bırakılıyor. Bu sayfaya onlarca örneği iliştirebilmek mümkündür. Düzenin rehini olarak o ekranlarda gün aşırı ortalara saçılan türlü titri barındıran temsillerin var ettiği örtbas halini ve muktedirin vardığı nihai Türkiye gerçekliğinin korkunçluğu zaten her şeyi olabileceği kadar yalın bir halde ifşa etmektedir. Günbegün her anlamda daha da derin ve tükenmez bir halde çürüme yenilenmektedir. Olabildiğine açık bir tahayyülle birlikte yaşama edimi yağmalanmaktadır. Velev ki, şöylesi değil doğrudan a’dan z’ye uzanan bir mutlak teslimi ve rehineliği üsteleyen bir iktidar mefhumu bugünün gerçeğidir. İyi de böylesine afaki bir hale yollanan menzilin herhangi bir iyiyi var etme ihtimali var mıdır? Hakikaten ihtimal midir?
Misak TUNÇBOYACI – İstan’2021
Görsel: Shutterstock Photo
0 notes
marmalaise · 11 hours ago
Photo
Tumblr media
TFF 2. Lig Play-off Çeyrek Finali'nde Ankara Demirspor'un sahasında Kocaelispor'u konuk ettiği maçın 43. dakikasında, Ankara Demirsporlu futbolcular, kale arkasında görevini yapmakta olan İhlas Haber Ajansı (İHA) foto muhabiri Yunus Emre Kartal'a önce sözlü ardından fiziki saldırıda bulundu.
Tumblr media
Yunus Emre Kartal'ın foto çekim alanını ihlal eden futbolculara uyarıda bulunmasının ardından Ankara Demirsporlu futbolcu Serdar Eylik ısrarla aynı yerde ısınmaya devam etti. Bunun üzerine maçta görev alan diğer basın mensupları da ikinci bir uyarıda bulundu. Ardından maç devam ederken maçı bırakarak basın mensuplarının üzerine yürüyen Ankara Demirsporlu Mustafa Kayabaşı, hakem tarafından uyarılmasına rağmen basın mensuplarına küfür etti.
Tumblr media
Karşılaşmanın hakemi Direnç Tonusluoğlu ise yaşanan olaylarda küfrü duymadığını ve bu nedenle futbolcuları ihraç edemediğini belirtti.
Olayın ardından İHA foto muhabiri Yunus Emre Kartal ve DHA foto muhabiri Harun Özalp sözlü ve fiziki saldırıda bulunan iki futbolcudan şikayetçi oldu.
Tumblr media
0 notes
emretekintr · 11 hours ago
Text
Tumblr media
Bu aziz milletin damarlarında Osmanlı Ecdadının kanı akmaktadır. Milletimiz tekrar Kuranı Kerim ve Sünneti Seniyye'ye bağlandığı vakit dünya hakimiyeti kaçınılmazdır.
19 notes · View notes
eskiistanbulvideolari · 11 hours ago
Text
Sosyal Medya Hesaplarımız
Dailymotion : dailymotion.com/eskiistanbul
Facebook: facebook.com/groups/eskiistanbulturkiyefotografvideo/
Pinterest: tr.pinterest.com/eskiistanbulvideolari/
Twitter hesabımız çok yakında açılacaktır.
4 notes · View notes